Yaz Saati Mi Kış Saati Mi? Uykumuz İçin Hangisi Daha İyi?

 Yaz Saati Mi Kış Saati Mi? Uykumuz İçin Hangisi Daha İyi?

Birçok insan kış saati uygulamasından yaz saati uygulamasına geçişten muzdariptir. Eğer yılda iki kez zamanı değiştirmekten vazgeçersek, kalıcı olarak hangi saati kullanmalıyız? Kış saatini mi yoksa yaz saatini mi?

Görsel: PeterHermesFurian via iStock/Getty Images

Her ilkbahar ve sonbaharda, birçoğumuz yaz saatine veya kış saatine uyum sağlamak için saatlerimizi bir saat ileri veya geri alırız. Araştırmalara göre, insanların yaklaşık olarak %25’i bu geçişten muzdarip. Yaz saati uygulaması başladıktan sonra, insanlar zamanında uyumakta zorluk çekerler ve bunun sonucunda da uyku eksikliği meydana gelir. Birçoğu, uykularındaki bir saat için yeniden uyku düzeni oturtmaya çalışırlar ve bu durum 4 hafta sürerken, bazıları ise bu durumdan tüm yaz boyunca sıkıntı çekerler.

Yaz saati uygulamasının arkasındaki itici nedenlerden biri enerji tüketimidir. Aydınlatma ve ısıtma ihtiyacını daha da azaltarak elektrikten tasarruf etmek amaçlanır. Bununla birlikte tüm enerji kullanımı üzerindeki asıl etki, bilim insanları tarafından özellikle birçoğumuzun evlerimizde enerji tasarruflu LED ışıklar kullandığımız modern zamanlarda yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.

 

Biyolojik Saatimiz

Groningen Üniversitesi’nde kronobiyoloji uzmanı olan Marijke Gordijn’e göre, bilim insanları yaz saatinin biyolojik saatlerimizi bozduğu konusunda hemfikir. Hepimizin beyninde üst kiyazmatik denilen çekirdeğe yerleştirilmiş, vücudumuza saatin kaç olduğunu söyleyen yaklaşık yirmi bin nöronlu bir alanda olan bir iç saat vardır. 24 saatlik bir döngüde vücut ısısı, reaksiyon hızı, kan basıncı, hormon konsantrasyonu gibi vücudumuzdaki her türlü işlemi düzenler. Bu süreçleri kullanarak, 24 saatlik gün içinde belirli anlarda optimum performans göstermemizi ve diğer anlarda en iyi şekilde uyumanızı sağlar.

Böylesine güzel işleyen bir döngüde yine de bir sorun vardır. Biyolojik saatimizin tek bir döngüyü tamamlaması tam olarak 24 saat sürmüyor. Neyse ki doğanın buna bir çözümü vardır. O da ışık. Işık, sabahları retinanıza ve beyninize düştüğü an tekrar uyanmanıza yardımcı olur. Yaz saatlerinde ise daha erken gün ışığı mevcut olduğundan iç saatinizi daha erken uyanmaya zorlar. Üst kiyazmatik çekirdeğinizin yukarıda bahsedilen yirmi bin hücresi sarsılır ve çalışmaya başlar.

Görsel: Memorystockphoto via iStock/Getty Images

 

Tüm Bunların Yaz Saati Ve Kış Saati İle Ne Alakası Var?

Bundan sonra kalıcı olarak yaz saatini kullanmayı seçersek, bu sonsuza kadar sabah bir saat erken kalkmamız gerektiği anlamına gelir. Yaz boyunca birçoğumuz bir süre sonra bu durumu yönetiriz çünkü sabahın erken saatlerinde doğal güneş ışığı mevcut. Ancak kış ortalarında, Hollanda ve Almanya gibi Avrupa’nın yoğun nüfuslu bölgelerinin çoğunda doğal ışık yalnızca sabah 9/10’da gelmeye başlıyor. Bu durumda, biyolojik saatiniz kendini yeniden ayarlayamaz.

Ek olarak yaz saatinin başka bir dezavantajı ise, yaz dönemi boyunca akşamın ilerleyen saatlerine kadar hava aydınlık kalır. Böylece iç saatimiz bizi daha geç bir zamanda uykuya hazırlamaya başlar. Sonuç olarak, çoğumuz akşamın ilerleyen saatlerinde yorulur ve daha geç bir saatte uykuya dalarız, ancak sabahın erken saatlerinde alarmımız mutlaka çalar ve daha az uyumuş oluruz.

 

Yaz Saati Uygulamasını Bırakmalı Mıyız?

Gordijn’e göre, uyku eksikliği kısa vadede daha az uyanık olmamızı sağlıyor ve kaza riskinin artmasına sebep oluyor. Uzun vadeli etkiler söz konusu olduğunda, daha az uyuyan insanlar kardiyovasküler hastalıklar gibi daha büyük risklere sahiptir ve hatta daha erken yaşta ölebilirler.

Her şey düşünüldüğünde, yaz saati nedeniyle yaşayabileceğiniz olumsuz etkilerin şiddeti, tam olarak nerede yaşadığınıza bağlıdır. Ancak saatimizi değiştirmenin güç tasarrufu etkileri oldukça tartışmalı olduğundan ve olumsuz sağlık etkileri (çok etkilenen bölgelerde yaşayanlar için) oldukça açıktır. Yaz saatini terk etmeyi ciddi olarak düşünmeliyiz.

 

Kaynak: Daylight saving time vs. standard time, which is better for our sleep?

Zehra Kadıoğlu

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir