Tavuk Eti Mi Dana Eti Mi? Küresel Isınmaya Etkileri

 Tavuk Eti Mi Dana Eti Mi? Küresel Isınmaya Etkileri

İklim kriziyle mücadele edebilmek için dünyanın ete olan iştahını kontrol altına almak gerekiyor, fakat küresel et tüketimi yükselişte.

Büyükbaş hayvan eti çok büyük çevresel etkiye sahip; güçlü bir sera gazı olan metan gazını çevreye salıyor. İnside Climate News’e göre Amerika Birleşik Devletleri’nin toplam sera gazı emisyonunun %3,7’sini oluşturuyor, bu oran neredeyse bütün tarımsal emisyonun yarısı ediyor. Bazı çevreciler ve bilim insanları, sığır eti yerine daha düşük ölçüde sera gazı emisyonları üreten tavuk etinin tercih edilmesini öneriyorlar.

The Academic Times’ın bildirdiğine göre yeni yapılan bir çalışma sığır etinin yerini alabilecek olan tavuk eti ya da balık gibi ‘düşük karbon salınımlı‘ et tüketiminin sürdürülebilir olmayabileceğini, hatta daha yüksek emisyonlara sebep olabileceğini buldu.

Nature Sustainability’de yayınlanan çalışmada, tavuk tüketiminin kişi başı 5 kat arttığı ve sığır eti tüketiminin hemen hemen aynı kaldığı 1961-2013 yılları arasındaki et tüketim verisi incelendi.

Oregan Üniversitesi’nde sosyolog ve söz konusu çalışmanın baş yazarı olan Richard York, “Kümes hayvanları ve balık üretimindeki artış diğer et kaynağı tüketimini bastırmayacak veya bu tüketimle rekabet etme eğiliminde olmayacaktır. Daha fazla kümes hayvanı ile balık üretimi ve tüketiminin sığır eti tüketimini azaltması iyi olurdu, fakat durum böyle görünmüyor,” dedi.

2012’deki çalışmada York, yenilenebilir enerjinin artmasının fosil yakıt emisyonlarını azaltmadığını fakat genel enerji tüketimini artırdığını buldu. York bu olguyu ‘yer değiştirme paradoksu’ olarak adlandırdı ve bunun et tüketim alışkanlıklarına uygulanabilirliğini merak etti. York, “Daha fazla rüzgâr, daha az kömür kullanımıyla sonuçlanmaz. Eğer daha fazla enerji kaynağı kullanırsak daha fazla enerji kullanmış oluruz. Aynı şekilde fazladan et seçeneği sunulduğunda, bu çeşitlilik genel et tüketimini daha kolay şekilde artırır,’’ diyerek açıkladı.

New York Times’a göre; yapılan araştırmalar sığır eti üretiminde, gram başına düşen protein miktarının domuz, tavuk veya yumurtanın üretiminden yaklaşık 4-8 katı fazla emisyon oluşturduğunu gösterdi. Çok daha az olmasına rağmen, tavuk üretimi hala önemli bir sera gazı etkisine sahip.

Mercy For Animals’ın başkanı Leah Garces Vox’ta, servis edilen her kümes hayvanı başına düşen sera gazı emisyonunun, örneğin, servis edilen her fasulye başına düşenden 11 kat daha fazla olduğunu yazdı. Garces, “Ayrıca kümes hayvanı üretimi de küresel olarak artıyor. 1990 ve 2013 yılları arasında küresel sığır eti üretimi yalnızca %23 oranında artarken küresel kümes hayvanları üretimi %165 oranında arttı,” dedi.

New York Times bildirisine göre, bilim insanları küresel ısınma limitini Paris Anlaşması’nın hedefi olan 1.5-2°C altında tutmanın mucizevi bir çözümünün olmadığını kabul ederken, gıda üretiminden kaynaklı emisyonun azaltılmasının, dengenin sağlanabilmesi için gerekli bir adım olduğunu söylediler ve buna ‘küresel ısınmanın siyah atı’ diyorlar.

York, politikacılara tedarik zincirine odaklanmalarını, fosil yakıt ve et endüstrisi sektörlerini yan yana incelemelerini öneriyor. York’a göre yenilenebilir enerji üretimini basitçe artırmak ve yalnızca daha fazla seçenek sunmak yerine, fosil yakıt üretimini aktif olarak bastırmamız gerekiyor. Et konusunda, et üretiminde istenen azalmayı sağlamak için et tüketimine verilen desteklerin düzeylerini ele almamız gerekebilir.

 

Kaynak: Chicken or Beef? Both Contribute to Climate Change, New Study Finds

Münevver Kavak

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir