Plastik Yerine Kenevir Mi Tercih Edilmeli? Kenevir Hakkında Bilmediklerimiz

 Plastik Yerine Kenevir Mi Tercih Edilmeli? Kenevir Hakkında Bilmediklerimiz

Sürdürülebilir olmayan enerji ve hammadde kullanımı dünyanın en çok dikkat çeken sorunlarından biridir. Yenilenemeyen maddelerin endüstriyel üretimde kullanımı, dünya için tehdit olan çevre kirliliğinin de ana sebebidir. Özellikle plastik kirliliği önlenemez bir büyüme gösteriyor. 18. yüzyılın ikinci yarısında, Sanayi Devrimi’nden sonra, hızla gelişen sanayileşme olgusu ile plastiğin hızlı ve ucuza üretilmesi çevre kirliliğini hızlandırdı.

Plastiklerin uzun vadeli geri dönüşüm süresi ortalama 1000 yıldır. Her yıl üretilen bu yüksek sayılar çevreye büyük zararlar vermektedir. Araştırmacılara göre, plastiğin de hammaddesi, petrol rezervleri 2042’de tükenecek. Bu demek oluyor ki, insanlar petrolü yalnızca 22 yıl daha kullanabilecektir.

 

Plastik Yerine Kenevir Kullanılabilir Mi?

Ana bileşeni petrol olan plastik, kenevir ile de üretilebilir. Plastik üretiminde birincil malzeme olarak kenevir kullanmak, birçok avantajıyla geleceğe bir yatırımdır. Üretken bir büyümeye sahip kenevir, yenilenebilir kaynak ve çevre dostu bir malzeme olması nedeniyle petrol yağından çok daha iyi bir seçenek olacaktır. Kenevir bazlı plastiği uygun koşullarda 80 günde geri dönüştürmek mümkündür.

 

Ana Maddesi Kenevir Olan Plastikler Neden Kullanılmaz?

Kenevir, yetiştirilen en eski ve en önemli tarımsal ürünlerden biri olmasına ve birçok doğa dostu endüstriyel ürünün üretiminde hammadde olarak kullanılabilir olmasına rağmen; kenevir üretimi ve satışı bazı ülkelerde tamamen yasaklanmış ve çoğu ülkede sınırlı üretim iznine sahiptir. Bunun sebebi, kenevirin uyuşturucu maddesi olarak kabul edilmesidir. Günümüzde dahi pek çok insan kenevirin insan sağlığına birçok zararı olan esrar ile aynı bitki olduğunu düşünüyor.

Genel olarak bilinenin dışında; kenevir ve esrar, kendirgiller ailesine ait bitkilerdir. Yapıları, içerdikleri maddeler ve kullanım alanları birbirinden oldukça farklı iki ayrı canlıdır. Bitkiler arasındaki temel fark, kimyasal bileşimleridir. Tetrahidrokanabinol (THC) psikoaktif etkilere sahip bir maddedir ve esrar yüksek düzeyde THC barındırır. Kenevirin THC seviyesi ise % 1’den azdır, bu da insanların  psikolojik etki hissetmesine neden olmaz.

Hammadde olarak sınırlı bir kaynağı kullanmak, kârlı bir yatırımın uzun vadeli olmadığı anlamına gelir. Bu nedenle, sürdürülebilir kaynak kullanımı karlılık için de daha iyi bir seçenek olacaktır. Kenevir tohumları tekrar kullanılabilir ve tükenmez kaynaklarla çalışmak uzun vadeli kârlı bir yatırımdır.

Kenevir esaslı arabayı ürettikten sonra, Ford Motor Şirketi’nin kurucusu Henry Ford, “Oluşması yüzyıllar süren ormanları ve asır gerektiren madenleri, eşdeğerini bize sunan kenevirden elde edebiliyorsak, hala neden kullanıyoruz?” sorusunu sormuştur.

 

Keneviri Biraz Daha Yakından Tanıyalım

Kenevir bitkisinin gövde kısmının yapısı incelendiğinde, kuru ağırlığının %70’inin selülozdan oluştuğu görülmektedir. Bu kısım %45 oranında karbondan oluşur. Geri kalan kısmın %22’sini hemi-selüloz maddesi oluşturur.

Kenevir lifi doğal liflerin içerisinde yapısal olarak en dayanıklılardan ve üretim olarak da en ucuz üretilebilenlerden birisidir. Bu sebepten eski zamanlardan beri halat ve yelken yapımında en çok kullanılan malzeme olmuştur. Bunun yanı sıra panel üretimi, kumaş üretimi ve plastik yapımında da kullanılmaktadır.

 

Kenevir Bitkisinin Özellikleri

Renk: Sarımsı gri ve kahverengi

Uzunluk: Ortalama olarak 1,5 – 2,5 m arasında, erişkin boy 4m

Güneş Işığına Dayanıklılık: Güneşten gelen zararlı ışınları geçirmez.

Büyüme Hızı:  Kenevir bitkisi en hızlı büyüyen ikinci bitkidir. Bir ağacın ortalama 20 senede olgunlaştığı göz önüne alındığında bu çok kısa bir süreyi kapsar. Bu durum özellikle lif üretimi ve kâğıt hammaddesi üretimi konusunda endüstriyel ağaçlara göre önemli bir avantaj sağlamaktadır.

Karbon Negatif Bir Bitkidir: Atmosferden solunum ile yaydığından daha fazla miktar karbon dioksiti bünyesine katar. İstatistiklere göre ortalama olarak 1 hektar endüstriyel kenevir bitkisi, her hasat dönemi boyunca 22 ton karbon dioksiti atmosferden çekmektedir. Yılda iki hasat dönemine kadar yapılabildiği varsayılarak bu sayı iki katına çıkabilir.

Doğa Dostu: Tarım ilaçlarına ihtiyaç duymaz. Özellikle pestisit ve herbisitlere çoğu zaman hiç ihtiyaç duymaması ile ön plana çıkmakta ve hem üretim maliyetlerini düşürmekte, hem de dışa bağımlılığı olmayan ve organik üretim sertifikası alınabilecek ürünlerin üretilmesinin önünü açmaktadır.

Lifleri Çok Uzun Ömürlüdür: Eski zamanlardan beri lifler yelken, halat, çuval ve kıyafet gibi birçok ürünün üretilmesinde kullanılmıştır.

Tohumlarının Besleyici Özelliği Çok Yüksektir: 9 esansiyel amino asitin hepsini içermektedir. Bunun yanında %65 globulin edistin ve albumin proteinleri, yağ asitleri, E vitamini, mineraller, 3’e 1 oranında Omega3 ve Omega6 içerir ve sindirimi kolaydır. Tohumları kendi başına bile besin takviyesi olarak kullanılabilmektedir ve yaygın olarak sporcu besini şeklinde sunulmaktadır.

Protein İçeriğinin Yoğunluğu: 1 yemek kaşığı kenevir tohumu 3,5 gr protein ihtiva ederken; 1 yemek kaşığı keten tohumu 1,3 ve chia tohumu 2 gr protein içermektedir. Bu sebepten kabaca 3 yemek kaşığı kenevir tohumu 1 tavuk yumurtasına eşdeğer protein içeriğine sahiptir.

 

Kaynaklar:

  • Kenevir Bazlı Plastik
  • Kenevir Şişesi- Kenevir Biyoplastikleri
  • Johnson, R. (2014) Hemp as an Agricultural Commodity, Congressional Research Service
  • Montford, S. and Small, E. (1999) A comparison of the biodiversity friendliness of crops with special reference to hemp (Cannabis sativa L.). J. Int. Hemp. Assoc. 6, 53–63
  • James Vosper BSCHons, FRGS (2011) The Role of Industrial Hemp in Carbon Farming

İrem Bayram

Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü mezunuyum. Ankara'da yaşıyorum. Araştırıp, öğrenip, paylaşmaktan keyif alıyorum. Mail: irembayram40@gmail.com

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir