Neden Evcil Hayvanlarla Birlikte Yaşamalıyız?

 Neden Evcil Hayvanlarla Birlikte Yaşamalıyız?

Evcil hayvanlar gündelik yaşamımızın ve ailemizin birer parçası. Bize duygusal destek oluyor, stres seviyemizi ve yalnızlık hissimizi azaltıyorlar. Fiziksel aktivitemizi artırıyor ve çocuklara kendine güvenme ve duygusal gelişimlerinde yardımcı oluyorlar! Gelin bu güzel arkadaşlığımızın tarihine göz atalım:

İnsanların ilk defa hayvanları evcilleştirmesi 10 bin yıl öncesine dayanmaktadır. Hayvanların evcilleştirilmesi tarihinde kullanım amacına göre üç farklı dönem esas alınmıştır. İlk dönem evcilleştirme; insanların beslenme, barınma, giyim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olmuştur. Bu dönemde köpek, koyun, keçi, domuz, kobay, sığır gibi hayvanlar evcilleştirilmiştir. İkinci dönemde daha çok güçlerinden faydalanılacak hayvanlar evcilleştirilmiştir. Bu tür hayvanlar da; deve, lama, eşek, at, yak, manda, sığır gibi büyük baş hayvanlar olmuştur. Üçüncü dönemde ise insanlar daha çok arkadaşlık-dostluk, spor, refakat, prestij amacıyla köpek, kedi, kafes kuşları, at, vb. türleri evcilleştirip beslemeye başlamıştır.

Böylece üçüncü dönemde, başlangıçta yarar üstüne kurulan insan-hayvan ilişkisi giderek karşılıklı sevgi ve dostluk bağlarıyla güçlenmiş, insanlar bazı hayvanları hiçbir çıkar gözetmeksizin evinde beslemeye başlamıştır diyebiliriz.

Pekala geçmişimizden gelen bu geleneği sürdürüp neden evcil hayvanlarla birlikte yaşıyoruz/yaşamalıyız?

Sosyalleşiyoruz

Evcil hayvanların da kişilikleri var ve bizimle tam anlamıyla arkadaş olabiliyorlar. Bir anlamda bizi sosyal olmaya zorluyorlar: Size sevgi ve heyecan gösteriyor, oyun oynamak istiyor ve sevimlilikler yapıyorlar. Onunla iletişime geçerek sosyal beceriler kazanıyoruz. Bunun yanı sıra evcil hayvan sahipleri, evcil dostlarının başka insanların evcil dostlarıyla bir araya gelip sosyalleşmesini sağlarken bir yandan da kendileri sosyalleşmiş olurlar.


Bağışıklık Sistemimizi Olumlu Etkiliyorlar

Araştırmalara göre sanılanın aksine evcil hayvanların olduğu evlerde doğan ve büyüyen çocuklar daha az alerjik sorun yaşarlar çünkü hayvanlar sıklıkla hastalıklara neden olabilen çeşitli elementlerle etkileşime girer. Bu onların bağışıklık sistemlerinin güçlenmesini dolayısıyla etkileşim halinde olduğumuz için bizlerin de bağışıklık sistemimizin güçlenmesini sağlarlar. Özellikle gelişim sürecindeki çocuklara daha iyi bir bağışıklık sistemi ve hastalıklara karşı daha güçlü direnç sağlar.

Örneğin köpekler, çocuklarda otoimmün hastalıkları ve alerjileri önler. Cinncinati Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki araştırmacılar, alerji öyküsü olan ailelerin çocuklarının, doğumda bir evcil köpekle büyürlerse egzama ve astım (atopi) geliştirme olasılıklarının daha düşük olduğunu buldular.

Hayvanların tipik olarak insanlardan “daha kirli” olduğunu düşünürsek, bu araştırma, çocukların ne kadar çok pisliğe maruz kalırsa, çocuklukta otoimmün hastalıklara ve alerjilere yakalanma olasılıklarının o kadar az olduğunu belirten Hijyen Hipotezi ile uyumludur.

 

Fiziksel Aktivitemizi Artırıyorlar

Evcil hayvanlarla ilgilenmek, onları gezdirmek, oynamak, yemeklerini vermek… Kısacası onlarla yaptığımız çeşitli aktiviteler fiziksel aktivitemizi artırıp daha zinde olmamıza olanak tanıyor böylelikle sağlığımıza olumlu katkıda bulunuyor!

 

 

Journal of Physical Activity & Health, köpek sahiplerinin köpek sahibi olmayanlara göre fitness hedeflerine ulaşma olasılığının daha yüksek olduğunu söylüyor. Michigan Eyalet Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, köpek sahiplerinin, köpek sahibi olmayanlara göre haftada 150 dakikalık yürüyüşü programlarına sığdırma olasılığının yüzde 34 daha fazla olduğuna ulaştılar. Çalışma ayrıca bir köpeğe sahip olmanın, köpeğinizi gezintiye çıkardıktan sonra bile sağlığı ve zindeliği desteklediğini ve boş zaman fiziksel aktivitesini de yüzde 69 oranında artırdığını gösteriyor.

Köpek sahibi ailelerin ev içinde fiziksel aktiviteye teşvik oranı daha fazla, Virginia Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, köpek sahibi ailelerden gelen gençlerin, köpeği olmayan gençlere göre fiziksel olarak daha aktif olduğu ortaya çıktı. Yani çocukluk çağında artan obezite oranlarıyla birlikte, bir köpeğe sahip olmak, çocukları evden çıkıp dışarıda daha fazla zaman geçirmeye teşvik edebiliyor, bu da daha iyi bir forma sahip olmalarını ve hayatlarının ilerleyen dönemlerinde de daha sağlıklı bir birey olmalarını sağlıyor.

 

Sorumluluk Sahibi Olmamıza Katkı Sağlıyorlar

Evcil hayvan sahibi olmak çocukları sorumluluk hakkında bilgi edinmeye teşvik eder. Tüm çocuklar evcil hayvana bakmaya yardımcı olabilirler. Bir evcil hayvana, banyo yapılmasından, beslenmesine, su vermekten oyun oynamaya kadar birçok sürece çocukları da ortak edebilirsiniz. İşbirliğini geliştirme açısından çocuklar için evcil hayvanlar önemlidir. Bir sorumluluk almanız çocuğunuzun hesap verebilirlik hakkında bilgi edinmesine yardımcı olur ve aynı zamanda kendilerini başarılı hissettikleri için benlik saygısını artırabilir.

 

 

Ruhsal Sağlığımıza Katkı Sağlıyorlar

Evcil bir hayvanı sadece okşamak, yanına oturmak ya da onunla oynamak, insanın rahatlayıp sakinleşmesine yardımcı olabiliyor. Pek çok çalışma, evcil hayvanların ruh sağlığıyla ilişkili depresyon ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu’ndan (TSSB), bağımlılık, stres ve yalnızlık duygularına kadar birçok konuda yardımcı olabileceğini gösteriyor. Ve bu faydalar, bir evcil hayvanla sadece beş dakika etkileşime girdikten sonra bile ortaya çıkabiliyor.

Chapman Üniversitesi, öğrencilerin stresi azaltmak için sınavlardan bir hafta önce kütüphane dışında bulunan 10 yavrudan birini evcilleştirebilecekleri ‘’Furry Friends for Finals’’ adlı bir program düzenlemiş. Yavru köpeklerle oynamak, stres seviyelerini azaltmaya ve hafızayı ve konsantrasyonu geliştirmeye yardımcı olabilecek “kendini iyi hissetme” hormonları serotonin ve dopamin düzeylerini artırdığını göstermiştir.

Öte yandan, yarısı ruh sağlığı sorunu olan 600’den fazla kişi üzerinde yapılan başka bir araştırma, kedilerin ruh sağlığını iyileştirmeye nasıl yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Bunlar içinde kedisi olanların yüzde 87’si, kedilerinin mutlulukları üzerinde olumlu bir etki yarattığını, yüzde 76’sı da kedileri sayesinde günlük yaşamla daha iyi başa çıkabildiklerini söylüyor. Katılımcıların 3’te 1’i ise kedi okşamayı sakinleştirici ve yardımcı bir aktivite olarak tanımlıyor.

Hayvanların alkol ve uyuşturucu bağımlılarına sunacağı da çok şey var. Tedavi ve iyileşmenin tüm aşamaları boyunca evcil hayvan terapisi bu kişiler için de önemli bir destek olabiliyor.

Her ne sebeple olursa olsun ruh sağlığı bozulan kişiler, köpek, kedi, tavşan, kuş gibi evcil hayvanlar sayesinde olağanüstü bir yenilenme gücüne kavuşabiliyor.

Bunlar gibi yüzlerce araştırma mevcut ve sonuç olarak bir hayvanla vakit geçirmek kortisol seviyemizi düşürüp serotonin ve dopamin seviyemizi artırıyor. Stresle başa çıkmamızı ve daha iyi hissetmemizi sağlıyor. Öte yandan hayvanların bize karşı gösterdikleri kayıtsız şartsız sevgi ve bağlılık ruh sağlığımıza bir doping görevi yapıyor.

 

 

Bu küçük arkadaşlarımız bizlere hem dost hem en doğal yoldan ilaç oluyor ruhsal ve fiziksel açıdan dengeli olmamızı sağlıyorlar. Ve hala onlardan öğreneceğimiz ve alacağımız çok şey var…

 

Kaynaklar:

Gökçe Deniz Karadaş

İlginizi Çekebilir

1 Yorum

  • Şahane..net

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir