Mumyalama: Bazen Din, Bazen Sanat

 Mumyalama: Bazen Din, Bazen Sanat

Mumyalama; antik dünyada, büyük bir dini öneme sahipti ve genellikle yetenekli uzman kişiler tarafından gerçekleştirilen yaygın ve onurlu bir gelenekti. Ölüleri kutsamanın ya da önemli bir dini inancı ifade etmenin bir yolu olarak uygulanır. Özellikle ölümden sonra yaşam inancını gösterir.

Mumyalar, içinde bulundukları koşullar nedeniyle derileri ve organları çürümeyen ölülerdir. Bazı mumyalar, insanlar tarafından bilinçli olarak mumyalanmıştır, bazıları ise içinde bulundukları doğal koşullar nedeniyle rastgele oluşmuştur.

Çeşitli kültürlerin, ölülerini mumyaladığı biliniyor. En bilindiği Antik Mısırlılardır. Ancak Çinliler, Kanarya Adaları’nın antik halkı, Guançeler ve İnkalar da dahil olmak üzere Colomb öncesi Güney toplumlarının çoğunda mumyalama yöntemi kullanılıyordu.

 

Mumyalama Nedir ve Süreçleri Nasıl İlerler?

Mumyalama, bedeni bilinçli olarak kurutarak ya da bedenin bozulmaması için ilaçlayarak, ölümden sonra koruma sürecidir. Genelde bu süreç, ölen kişinin vücudundan nemin çekilmesi, deriyi ve organları kurutmak için reçine gibi kimyasallar ya da doğal koruyucuların kullanılmasından oluşur.

Öncelikle, mumya bir tahtaya boylu boyuna yatırılır.

Başın mumyalanması, yüzün tanınması gerektiği için vücudun diğer bölümlerinden çok daha önemlidir. Bu nedenle organların boşaltılması işlemi beyinle başlar. Burun deliklerinden sokulan çengele benzer aletlerle beyin tamamen dışarıya çıkartılır; kafatası talaş ve keten tamponlarla doldurulur. Burun delikleri, kulaklar ve ağız, beyin çıkartıldıktan sonra balmumu veya ketenle doldurulur. Bazen şekli dile benzetilmiş bir altın tabaka dilin yerine yerleştirilirdi. Ancak yerinden çıkarılan gözler için yapılabilecek pek bir şey yoktur.

Beyin genelde burun deliklerinden sokulan kavisli bir metal alet kullanılarak çıkarılırken, diğer organlar mide boyunca bir kesik açılarak elle çıkarılıyor. Boş kalan yerlere, vücut dikilmeden önce mürrüsafi ve çin tarçını (kabuğunun kullanıldığı yaprak dökmeyen bir ağaç) gibi çeşitli hoş kokulu baharatlarla dolduruluyor.

Kalp, hiçbir zaman vücuttan çıkarılmaz. Çünkü Mısırlılar kalbin, aklı da içerdiği için, kişinin en önemli özelliği olduğuna inanırlar.

Vücuttaki tüm nemin emilmesi için ölen kişi tuzla kaplanarak 70 gün boyunca (ülkelere göre gün sayısı değişebilir) bekletiliyor. 70 günün sonunda vücudu yıkanıp, keten bez içine sarılıyor. Bandajların vücuda yapıştığından emin olmak için yapışkan bir reçine sürülür. Herodotus kitabında, “Ceset daha sonra onu, bu amaç için özel olarak yapılan ve insana benzeyen içi boş bir ahşap tabuta yerleştiren akrabalarına teslim ediliyordu,” diyor. “Tabut kapatıldıktan sonra, ceset mezar odasında saklanıyordu.”

 

Peki Mumyalar Neden Çürümez? Çürümesini Engelleyen Şey Nedir?

Mumyalama işleminin sırrı kurutma sürecindedir. Bu da vücuttaki tüm nemli oluşumların atılması ve tamamen kuru bir hale getirilmesi ile olur.

Aslında bedenlerin çürümesinin nedeni, bakterilerin nemli ortamda gelişip çoğalmalarıdır. Sonuç olarak deri ve organlarda bozulma yaşanır. Ancak suyun olmadığı bir ortamda bakterilerin ve mikroorganizmaların da hayatta kalması imkansızdır.

Tüm organları çıkarıp bedeni içten dışa tuzlu bir karışımla kaplanması, ardından 70 gün beklemek geriye kalan tüm nemi emer. Böylece bakteri ve mikroorganizmaların yaşayacağı bir ortam olmaz. Yani çürüme gerçekleşmez. Bazı ülkelerde ayrı bir ortamda kurutulan organlar da bu işlemin tamamlanmasıyla birlikte tekrar yerlerine konuluyordu.

 

 

Kaynaklar:

İrem Bayram

Hacettepe Üniversitesi Kimya Bölümü mezunuyum. Ankara'da yaşıyorum. Araştırıp, öğrenip, paylaşmaktan keyif alıyorum. Mail: irembayram40@gmail.com

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir