Kuantum Işınlama

 Kuantum Işınlama

Işınlanma kelimesini muhakkak duymuşsunuzdur , zaten birçok bilimkurgu eserleri bunu çokça dile getirmektedir. Peki bu “ışınlanma” denilen şey nedir önce buna kısaca değinelim.

Işınlanma kavramı aslında 1900’lerdeki meşhur bilimkurgu yazarları tarafından oluşturulmuştur bir kavramdır. Ama zaten bilimin geçmişinde de çok kez gördüğümüz gibi, bilim kurgu eserleri bilime ilham kaynağı olmuştur. Işınlanma Cambridge sözlük anlamında “özel teknoloji veya özel zihinsel güçler kullanan hayali çok hızlı bir ulaşım aracıyla seyahat etmek (neden olmak)” demektir. Fakat biz bu anlamın pozitif bilim kısmını ele alarak yani “özel teknoloji” kısmını ele alarak bu konuyu tartışacağız. Bunu tartışırkende kuantum ışınlanması konusunu ele alacağız.

O zaman şimdi sıra bir sonraki paragrafa ışınlanmakta.

Madem kuantum ışınlanmasından bahsedeceğiz o zaman ilk başta şu kısa bilgiyi verelim: kuantum Latince “miktar” anlamına gelmektedir. Kuantum fiziği de madde ve enerjiyi en temel düzeyde incelemektedir.

Kuantum ışınlaması , kuantum fiziğinin temellerinden biri olan kuantum dolanıklığı olayına dayanmaktadır. Kuantum dolanıklığı kavramını kullanan ilk bilim insanı , kuantum mekaniğinin de kurucularından biri olan Erwin Schrödinger’dir.Kuantum dolanıklığı bize, iki veya daha fazla parçacığın aralarındaki mesafeye bağlı olmaksızın, durumlarının birbiriyle bağlı olduğunu açıklar. Yani bir tanesi üzerinde yapılan bir eylem diğerini de etkiler. Çok ayrıntılı detayına girmeden açıklayacak olursak bir kuantum durumunu öğrendiğimizde buna bağlı olan diğer parçacığın da durumunu öğrenmiş oluruz.Bu sebepten ötürü bu yazıda bahsi geçen ışınlanma bir maddenin hareket etmesi değildir , bir kuantum bilgisinin uzak bir mesafeye taşınması veya replike edilmesidir.

Bu işlemi gerçekleştirmenin birden fazla yolu vardır bunlardan iki tanesi : nükleer bozulma yaratmak ve parçacık soğutmadır. Nükleer bozulma tek bir parçacığı (örn: foton) bölerek bir çift parçacık oluşturmaktır. Soğutma işleminde ise parçacıklar soğutulur ve kuantum durumlarının birbiriyle örtüşebilecek kadar yakın yerleştirilirler. Foton örneğinden devam edecek olursak, bir atomun içinde foton çekirdek etrafında güçlü bir elektrik alanla etkileşime girerse foton 2 parçacığa ayrılır. Fotonun yükü yoktur ve bu sebepten dolayı bu 2 parçacığın yüklerinin toplamı sıfırı vermelidir. Aynı zamanda parçacıkların dönüşleri de birbirinin zıttı olmalıdır. Yani bir elektron ve bir pozitron meydana gelir. Eğer bu parçacıklardan birinin dönüşünün (spin) yönünü bilirsek diğerinin bunun zıttı olduğu bilgisine sahip oluruz.

Kuantum ışınlaması için öncellikle “ışınlamak” istediği bilgiye sahip olacak bir parçacık hazırlamak gerekir, bu bilgi bir kuantum durumudur. Bu kuantum durumunu dolanık parçacık çiftine ait bir parçacıkla bileştirilir. Bu yapıldığı zaman çiftin diğer parçacığında buna karşılık gelen bir değişiklik meydana getirir.

Kuantum ışınlanma üzerine başarılar elde edilmeye başlanıldı. Fakat laboratuvar ortamında gerçekleştirilenlerden farklı olarak , en uzak mesafedeki başarı , 2017 yılında Çin’deki araştırmacıların bir fotonu, 500 km uzakta yörüngede bulunan bir uyduya “ışınlaması” ile gerçekleşti.

Geçtiğimiz yılda ise %90 oranında bir kesinlik ile 44 km uzaklıktaki bir yere “ışınlanma” gerçekleştirildi.

Açıklaması ne kadar basitleştirilirse basitleştirilsin gene kafa karıştırıcı olabiliyor çünkü kuantum mekaniği her zaman çok detaycıdır ve kafa karıştırıcıdır.

Kaynak:

Aleyna Koşyer

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.