Koronavirüs Ne Kadar Hızlı Mutasyona Uğrayabilir?

 Koronavirüs Ne Kadar Hızlı Mutasyona Uğrayabilir?

İnsan hücrelerinin yüzeyinden çıkan yeni koronavirüsü gösteren bir transmisyon elektron mikroskobu görüntüsü. (Görsel: © NIAID-RML)

Yeni koronavirüs, diğer tüm virüsler gibi, genomunda mutasyon geçirir veya küçük değişikliklere uğrar. Yakın zamanda yayımlanan bir çalışma, SARS-CoV-2’nin biri daha çok ve biri daha az agresif olmak üzere 2 tür olarak mutasyona uğradığını ileri sürdü. Ancak bu çalışma bazı uzmanlar için ikna edici olmamıştır.

Çalışmada, Çin’deki bir grup araştırmacı, salgının merkez üssü olan Wuhan şehrinden SARS-CoV-2’nin neden olduğu 103 COVID-19 hastasından alınan koronavirüs genomlarını analiz etti. Ekip, National Science Review’da yayımlanan çalışmada araştırmacılara koronavirüsün iki türü olarak kategorize edilebileceğini söyledikleri genomlarda farklılıklar buldu. Ve onları “L” tipi ve “S” tipi olarak adlandırdı.

Araştırmacılar, incelenen virüs örneklerinin % 70’inde daha agresif olduğunu düşündükleri L türünü buldular. Ayrıca, bu türün yaygınlığının Ocak başından sonra azaldığını bulmuşlardır. Araştırmacılar, günümüzde daha yaygın bulunan tip daha eski olan S tipidir. Çünkü karantinalar gibi insan müdahaleleri, L tipinin yayılma yeteneğini azaltmış olabilir diyor.

Ancak Yale Halk Sağlığı Okulu’nda epidemiyolog olan Nathan Grubaugh, yazarların sonuçlarının saf spekülasyon olduğunu söyledi. Öncelikle çalışma yazarlarının referans aldığı mutasyonların virüsün genomunun boyutuna kıyasla inanılmaz derecede küçük olduğunu belirtti.

Bu küçük değişikliklerin, muhtemelen virüsün işleyişi üzerinde büyük bir etkisi olmayacağını ve bu nedenle bu farklılıkların farklı türler olduğu anlamına gelmesinin yanlış olacağını söyledi. Ayrıca araştırmacılar sadece 103 vakayı incelediler. “Bu, toplam virüs popülasyonundan çok daha küçük bir örneklem kümesi,” diyor Grubaugh ve ekliyor. “Bir virüsün dünya çapında geçirdiği mutasyonları bulmak ciddi bir çaba gerektiriyor ve bazen tamamlanması yıllar alıyor.”

Endişelenmemeliyiz

İnsanları endişelendirebilecek yazıların bu salgın sırasında çıkacağını bilen Grubaugh, Nature Microbiology dergisinde “Salgın hastalıklar esnasında bir virüs mutasyon geçirdiğinde endişelenmemeliyiz” başlıklı bir açıklama yayımladı.

“Mutasyon kelimesi bizlere beklenmedik ve korkutucu değişiklikleri çağrıştırıyor. Ancak gerçekte mutasyonlar, virüs yaşam döngüsünün doğal bir parçasıdır ve nadiren salgınları önemli ölçüde etkiler. SARS-CoV-2’nin de dahil olduğu RNA virüsleri sürekli olarak mutasyona uğrarlar ve örneğin insan hücrelerinin yaptığı gibi bu mutasyonları düzeltmek için gereken mekanizmalara sahip değildir,” dedi Grubaugh.

Mutasyonların çoğu virüsleri olumsuz etkiler. Mutasyonlar virüse faydalı değilse, onlar doğal seleksiyon yoluyla elimine edilirler. Çevrelerine daha iyi adapte olan virüslerin ise hayatta kalma eğilimi olduğu bilinmektedir.

Grubaugh: “Tipik olarak, çok sayıda gen, bir virüsün şiddeti veya diğer insanlara bulaşma yeteneği gibi özellikleri kodlar. Bu nedenle, bir virüsün daha şiddetli hale gelmesi veya daha kolay bulaşması için birden fazla genin mutasyona uğraması gerekecektir. Genel olarak virüsler arasında yüksek mutasyon oranlarına rağmen, insanlar arasında bu kadar kısa sürede bulaşma biçimlerini değiştiren virüsler bulmak pek de alışık olduğumuz durumlar değil,” diyor.

Peki, tüm bunlar olası bir aşının geliştirilmesi açısından ne anlama geliyor?

Grubaugh, “Bu virüsler genetik olarak hala benzerdir, bu mutasyonlar geliştirilmekte olan aşıları değiştirmemelidir. Aşı geliştiricilerinin bu konuda endişelenmesi pek mümkün değil,” dedi. Ancak aşı bittiğinde, virüs ona adapte olabilir ve direnç geliştirebilir. Kızamık, kabakulak ve sarı hummaya neden olan diğer RNA virüsü örneklerinin aşılara karşı direnç geliştirmediğini düşünerek, bu senaryo pek de olası görünmüyor.

Aslında, bu mutasyonlar bilim insanlarının virüsün adımlarını izlemelerine yardımcı oluyor, dedi Grubaugh. Örneğin, Brezilya’da bir grup araştırmacı yakın zamanda iki hastadan SARS-CoV-2 örnekleri aldı ve her iki virüs örneğinin tam genomlarını sıraladı. Araştırmacılar, sadece genomların birbirinden farklı olmadığını, aynı zamanda Çin’in Wuhan kentinde dizilen virüs örneklerinin genomlarından çok farklı olduğunu keşfettiler.

Brezilya’daki bir hastadan alınan koronavirüs, Almanya’da dizilen bir virüsünkine benzer bir genoma sahipti ve ikinci hastadaki virüs, İngiltere’deki koronavirüse benziyordu. Bu, bu iki hastanın Avrupa’daki vakalarla bağlantılı olduğu, ancak birbiriyle bağlantılı olmadığı anlamına geliyor, dedi Grubaugh.

Kaynak: How fast can the coronavirus mutate?

Buket Erdemli

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir