Hücrelerin İçindeki “Nükleer Benek” Yapıları Gen Aktivitesini Artırarak Kanseri Engellemeye Yardımcı Olabilir

 Hücrelerin İçindeki “Nükleer Benek” Yapıları Gen Aktivitesini Artırarak Kanseri Engellemeye Yardımcı Olabilir

Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesindeki bilim adamları tarafından yönetilen bir grup, hücreler içindeki ‘nükleer benek’ denilen gizemli yapının işlevini aydınlatarak belirli gen dizilerinin aktivitesini artırmak için anahtar bir protein ile ortak çalışabileceğini gösterdi.

5 Nisan’da Moleküler Hücre dergisinde yayımlanmış olan keşif, temel hücre biyolojisinde bir avantaj; beneklerin çalışma ortağı olarak tanımlanan anahtar protein, en iyi başlıca tümör baskılayıcı protein olarak bilinen p53’tür. Bu araştırma yolu ayrıca kanserleri anlamada ve muhtemelen tedavilerinde daha iyi bir geleceğe öncülük edebilir.

“Bu çalışma, nükleer beneklerin gen ifade düzenleyicileri olarak çalıştığını gösteriyor ve bazı kanserlerde rol oynadıklarını öne sürüyor,” dedi Daniel S. Och Üniversitesi Hücre ve Gelişim Biyolojisi Bölümü Profesörü Dr.Shelley Berger.

Önceki bir teori de beneklerin aslında, genlerdeki DNA’yı RNA transkriptlerine kopyalamak için gerekli olan önemli molekülleri içerdiklerinden ve sonra bu transkriptleri, proteinlere çevrilebilen bitmiş “mesajcı RNA’lara” dönüştürmek için depolama yeri olduğuydu. Son yıllarda bilim insanları, beneklerin gen transkripsiyonunda daha doğrudan bir yol oynadığına dair kanıtlar bulmaya başladı.

Yine de benekleri incelemenin temel zorlukları nedeniyle, tam işlevlerini ve bunların nasıl düzenlendiğini belirlemek zor olmuştur.

Çalışmada Berger ve çalışma arkadaşları, Berger Laboratuvarı’nda deneylerin çoğunu yapan doktora sonrası araştırmacı olan ilk yazar Dr.Katherine Alexander da dahil olmak üzere, beneklerin belirli genlerin aktivitesini doğrudan artırmak amacıyla p53 ile çalıştığını ortaya çıkarmak için bu zorlukların bazılarının üstesinden geldiler.

p53 uzun zamandır  geniş bir gen kümesinin aktivitesini kontrol eden bir “transkripsiyon etkeni” veya ana anahtar olarak bilinirken araştırmacılar, p53’ün bu etkiyi nükleer benekler yoluyla hedef genlerinin bir alt kümesinde uyguladığını gösterdi. Çöpçatan gibi davranan proteinler bu hedef genleri içeren benekleri ve DNA’yı bir araya getirir. Benekler ve genler yakınlaştığında, genlerin transkripsiyon seviyesi önemli ölçüde artar.

Araştırmacılar, benekler yoluyla aktiviteleri artırılmış p53 hedef genlerinin, diğer p53 hedef genlerinden geniş ölçüde farklı olan bir dizi işleve sahip olduğunu göstermek için daha da ileri gitti.

Alexander, “Beneklerle ilişkili p53 hedef genleri, diğer p53 hedef genleriyle karşılaştırıldığında hücre büyümesini durdurma ve hücre intiharını tetikleme gibi tümör baskılayıcı fonksiyonlarına dahil olma olasılığı daha yüksektir,” dedi.

Bu bulgular sadece nükleer beneklerin gen aktivitesini artırıcı olduğunu doğrulamıyor, ayrıca onları tüm kanserlerin yaklaşık yarısında aksadığı bilinen anahtar bir tümör baskılayıcı proteinin işlevine dahil ediyor. Bazı kanserlerde p53, sadece tümör baskılayıcı işlevlerini kaybetmelerine yol açacak şekilde mutasyona uğramıyor, aynı zamanda aktif olarak kanserli büyümeyi sürdürmesine neden oluyor. Araştırmacılar şimdi, mutant p53’ün kansere neden olan bu etkisine aracılık etmede nükleer benekler varsa bunları belirlemek için çalışıyorlar.

Berger, “Eğer durum buysa, o zaman biz prensip olarak p53 ve benekler arasındaki bu ilişkiye, kanser için gerçek bir zayıf noktaya dönüşebilecek bir ilişki, müdahale etmek için tedaviler geliştirebiliriz,” dedi.

 

Kaynak: ‘Nuclear speckle’ structures inside cells enhance gene activity, may help block cancers

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir