COVID-19 ile Mücadele — Halk Sağlığı ve Bulaşıcı Hastalıkların Yönetiminde Robotiğin Rolü

 COVID-19 ile Mücadele — Halk Sağlığı ve Bulaşıcı Hastalıkların Yönetiminde Robotiğin Rolü

Tıbbi personel, 10 Mart 2020 Salı, Kuzey İtalya, Brescia hastanesi dışındaki prosedürleri kolaylaştırmak için kurulan acil durum yapılarından birinde çalışıyor. Çoğu insan için, yeni koronavirüs ateş ve öksürük gibi sadece hafif veya orta dereceli semptomlara neden olur. Bazıları, özellikle yaşlılar ve mevcut sağlık sorunları olan kişiler için, pnömoni de dahil olmak üzere daha ciddi hastalıklara neden olabilir. (Claudio Furlan/LaPresse via AP)

COVID-19, bulaşıcı hastalık risklerini ele almak için robotikteki araştırmaların sürekliliğini sağlayabilir.

COVID-19’un patlak vermesiyle, hastalık artık bir pandemi haline geldi. Yeni koronavirüs neredeyse tüm kıtaları etkiledi; Amerika, Güney Kore, İran, İtalya ve diğer Avrupa ülkeleri teşhis edilen vakalarda keskin artışlar yaşamıştır. Küreselleşme ve giderek birbiriyle bağlantılı olan ekonomiler, çoğu ülkenin COVID-19’dan etkileneceğini gösteriyor. Bu nedenle virüsün bulaşma zincirlerini kırmak için küresel bir çaba gerekmektedir.

Robotlar, COVID-19 ile mücadelede etkili kaynaklar olabilir mi? Robotların dezenfeksiyon, ilaç ve gıda dağıtımı, hayati belirtileri ölçme ve sınır kontrollerine yardımcı olma potansiyeli vardır. Salgın hastalıklar arttıkça, robotiğin potansiyel rolleri giderek daha açık hale geliyor.

2015 Ebola salgını sırasında, Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi ve Ulusal Bilim Vakfı tarafından düzenlenen çalıştaylar, robotiğin fark yaratabileceği üç geniş alan belirledi: klinik bakım (örneğin, teletıp ve arındırma), lojistik (örneğin, teslimat ve kontamine atıkların işlenmesi) ve keşif (örneğin, gönüllü karantinalardaki uygunluğun izlenmesi). COVID-19 salgını ise dördüncü bir alanı tanıttı: çalışmaların sürekliliği ve sosyoekonomik işlevlerin sürdürülmesi. COVID-19 dünya çapında üretimi ve ekonomiyi etkiledi. Üretimden, uzaktan işletme gücüne veya atık arıtma tesislerine kadar, idare etme becerisi gerektiren geniş bir uygulama dizisi için, uzaktan çalışmaya daha fazla araştırma yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Bu alanların her biri için, robotikte araştırılması gereken kapsamlı gelişmeler var. Klinik bakım durumunda, özel öneme sahip alanlar arasında hastalık önleme, tanı ve tarama ile hasta bakımı ve hastalık yönetimi yer alır.

Hastalığın önlenmesi için, robot kontrollü temassız ultraviyole (UV) yüzey dezenfeksiyonu kullanılmaktadır. Çünkü COVID-19 sadece damlacık yoluyla değil, aynı zamanda kontamine yüzeyler yoluyla da yayılmaktadır. Temizlik personelinin virüse maruz kalma riskini artıran manuel dezenfeksiyon yerine, otonom veya uzaktan kumandalı dezenfeksiyon robotları uygun maliyetli, daha hızlı ve etkilidir.

Teşhis ve tarama için, kamusal alanlarda ve giriş limanlarında sıcaklık ölçümü için mobil robotlar teknolojinin pratik kullanımını temsil eder. Otomatik kamera sistemleri, geniş alanlarda aynı anda birden fazla insanı taramak için yaygın olarak kullanılır.

Bazı insanlar test sırasında virüs belirtileri göstermez veya virüsü barındırmaz. Bu durumlarda, antikor görünümünü kontrol etmek için kan testi çok önemli olabilir ve belirti göstermemiş enfeksiyonları tanımlamak için kullanılabilir. Laboratuvar testleri için kan alma sürecinin otomatikleştirilmesi, tıbbi personeli virüse maruz kalma riskinin yüksek olduğu bir görevden kurtarabilir.

Otonom insansız hava araçları veya kara taşıtları, numune transferi ve hareketin tavsiye edilmediği durumlarda enfekte hastalara ilaç verilmesi için kullanılabilir.

Yaygınlaşan hasta karantinaları, bireylerin zihinsel sağlıkları üzerinde olumsuz etkisi olabilecek, sosyal etkileşimin de izolasyonu anlamına gelebilir. Bu sorunu ele almak için, sosyal robotlar, hastalık yayma korkusu olmadan bireylerin sosyalleşmesini sağlamak üzere konuşlandırılabilir.

Tarihsel olarak, robotlar monoton, kirli ve tehlikeli işleri üstlenmek için geliştirilmiştir. İlk yaygın dağıtımları endüstriyel uygulamalarda yapıldı. Benzer şekilde bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmek, insan işçiler için uygun olmayan, ancak robotlar için uygun bir ortam içeriyor. Ebola salgını ile ilgili deneyimler, geniş bir kullanım alanı tanımlamıştır. Ancak bu kullanım örneklerini karşılamak için gerekli olan araştırma fonu sınırlı kalmaktadır. Şimdi, COVID-19’un etkisi, bulaşıcı hastalık risklerini ele almak için robotikte daha fazla araştırma yapılmasını sağlayabilir. Fakat araştırmaların sürekliliği sağlanmazsa robotlar, bir kez daha, bir sonraki olaya hazır olmayacaklar. Mühendislik ve bulaşıcı hastalık çalışanlarının özel fonlarla kaynaşmasını teşvik ederek, bir sonraki pandemi geldiğinde hazır olabiliriz.

Kaynak: https://robotics.sciencemag.org/content/5/40/eabb5589

Ecenur Can

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir