Beynin Derinliklerinde Kaybolmak: ”Beyin Sisi”

 Beynin Derinliklerinde Kaybolmak: ”Beyin Sisi”

“Beyin sisi” terimini tıpkı benim gibi ilk defa duyuyor olabilirsiniz. Bu yazımda düşünme yetimizi, bilişsel süreçleri etkileyen bu terimden bahsediyor olacağım.

Hepimiz zaman zaman kafamız karışmış, dağılmış bir halde hissedebiliyoruz. Ya da düşüncelerimizi kelimelere dökmekte zorlandığımız, bazı şeyleri hatırlayamadığımız anlar oluyor. Peki, bu gibi durumlar neyin habercisi?

Aslına bakarsak beyin sisi net bir hastalığın adı değil, bir dizi semptomu temsil eden bir durum. Beyin sisini; keskin hafızamızın, yerini bulanık olana bırakması olarak tanımlarsak da yanlış olmaz.

Beyin sisi; pek çok durum sonucunda meydana gelebiliyor. Bunlardan birisi de multiple skleroz adıyla bilinen durum sonucu. Hastalığın adı; merkezi sinir sistemi beyin, beyincik, beyin sapı ve omurilikten meydana geldiği için çoklu anlamına gelen multiple ile hasar gören dokularda sertleşme görüldüğünden dolayı da skleroz terimlerinin birleşiminden meydana gelmiştir. MS merkezi bir sinir sistemi hastalığıdır. Bu yüzden de durum sinir sistemi merkezini etkiler ve vücudunun geri kalanıyla beynin arasındaki iletişim yolunu değiştirebilir. Peki, beyin sisine yol açan diğer nedenler nelerdir? Gündelik yaşamımızda önemsemeyip fütursuzca tükettiğimiz şeker, yetersiz ve dengesiz beslenme, ayarlayamadığımız uyku düzenimiz bizlere çeşitli sorunlarla geri dönmekte. Bu sorunlardan birisi de beyin sisi. Yetersiz beslenme, uyku bozukluğu, stres, depresyon, tiroit hormonları ve aşırı şeker tüketimi gibi pek çok sebep diğer hastalıkları beraberinde getirdiği gibi beyin sisini de beraberinde getirebilir. Mantıken düşündüğümüzde uykumuzu almadığımız zaman günümüzü verimsiz ve uykulu bir şekilde geçiriyoruz. Gün içerisinde yapmamız gereken işlere odaklanmakta zorluk çekiyoruz. Bu durumu sürekli hale getirdiğimiz de beyin sisinin meydana gelmesini mümkün kılabiliyor. Bu yüzden hepimizin en temel gereksinimlerinden biri olan uykumuzu düzenli hale getirmek durumu iyileştirmemizde en önemli adımlardan olacaktır. Diğer bir etken ise çoğu hastalığın altında yatan stres faktörü. Oksidatif stres beyin ağımızı yöneten hipokampüsü, beyin korteksini ve striatumu etkiler. Yani stres de beyin sisine etki eden son derece önemli bir faktör. Hormonsal yönden de beyin sisine etki mümkün. Tiroit bezi beyin sisine etki sağlayan vücudumuzda önemli işleve sahip bezlerimizden biri. Tiroit hormonları; enerji, metabolizma, yürütme fonksiyonu gibi beynin düzenlediği bu gibi işlevlerle doğrudan bağlantılı olduğundan beyin sisinin sebep olduğu sorunlara ilgisi bulunmakta.

Peki, beyin sisi ne gibi durumlarla kapımızı çalar? Öncelikle tek bir test ile hastaya beyin sisi teşhisi koymak pek mümkün olamıyor. Bu yüzden de üzerinde durulması gereken bir durum. Beyin sisinin en önemli belirtilerinden birisi odaklanamama sorunu. Örneğin bir iş üzerinde çalıştığımız esnada veya ders çalıştığımız süre boyunca uzunca bir zaman konsantre olamamak beyin sisinin hasarlarından olabilir. Bazı vakalarda baş ağrısı ve görme bozuklukları gibi durumlar da belirtiler arasında olabiliyor. Şekilleri algılama, çizim yapma, hesaplama, dil kullanma ve algılama, iki işi aynı anda yapabilmek gibi hayatımızın her alanında ihtiyaç duyduğumuz fonksiyonları gerçekleştirmemizde zorluklar çıkaran bir durum. Beyin sisi bu gibi hasarların yanı sıra psikolojik kayıplara da yol açan bir durum. Özellikle de çevremizdekilerle olan ilişkimizi, iletişimimizi, çalışmalarımızı etkileyen. Bu bağlamda kişinin özgüvenini ve kendisine olan saygısının azalması da oldukça olası.

Beyin sisinin Covid-19 ile ilişkili olduğu da ortaya çıkmış durumda. Covid-19 geçirmiş bazı hastaların sadece Covid-19’a değil beyin sisine de yakalandıkları bilinmekte. Covid-19 geçirmiş olan çok sayıda vakada değişmiş bilinç veya ensefalopati gibi belirtiler görüldüğü tespit edilmiştir. Ensefalopati beyin hasarına işaret eden bir terim. Virüsü yendikten haftalar sonra virüsü yenen kişilerin beyni çevreleyen sıvılarında enflamatuar sitokin seviyelerinin artmış olduğu gözlenmiştir. Sitokinler enflamasyonu teşvik eden bağışıklık sistemi tarafından üretilen moleküllerdir. Nöronların birbirleriyle iletişim halinde bulunması beyindeki iltihabı engeller. Beyin sisine etki eden faktörlerden birisi de bu olabilir. Ayrıca araştırmacılar Covid-19’dan sonra beynin hipokampusunda ve diğer alanlarında mikro yapısal değişiklikler tanımladılar. Sonuç olarak Covid-19’un beyin sisi ve diğer beyinle ilişkili durumlara yol açtığı gözüküyor fakat hala beyin ve Covid-19 ilişkisinin araştırmaları sürmekte.

 

Kaynaklar:

Burçin DOĞAN

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir