2020 Nobel Kimya Ödülünün Bilimsel Arka Planı

 2020 Nobel Kimya Ödülünün Bilimsel Arka Planı

1953 yılında J.D. Watson ve F.H.C. Crick’in DNA’nın moleküler yapısını belirlemesi üzerine pek çok bilim insanı genetik malzeme düzenleme metodu geliştirmeye çalıştılar. Son gelişmelerin ışığında Doudna ve Charpentier bilim dünyasını yerinden sarsacak yeni bir gen düzenleme metodu buldu. Bu gen düzenleme metoduyla, Jennifer A. Doudna ve Emmanuelle Charpentier  2020 Nobel Kimya Ödülünün kazananları olarak belirlendi.

CRISPR-Cas9 DNA düzenleme amacıyla RNA nükleotidini yer değiştirici olarak kullanarak uygulamaya sunan bir gen düzenleyici metottur. Bu teknolojinin gelişimiyle geniş bir hücre ve organizma yelpazesindeki DNA değişimlerinin önü açılmıştı. 2011 yılıyla, CRISPR-Cas sistemlerinin prokaryotlar üzerinde kullanımı yaygınlaştı. Bu sistemlerin kullanımıyla beraber istilacı bakteriyofajlar ve plazmidlerle savaşmak için CRISPR-Cas sistemleri bağışıklık sistemi çalışmalarında önemli bir etmen oldu. Doudna ve Charpentier, bu metodu kullanarak herhangi yaşayan bir hücre veya organizma için istenilen genleri değiştirebileceklerini kanıtladılar.

2012 yılında Jennifer A. Doudna ve Emmanuelle Charpentier Cas9 endoneklüazının kılavuz RNA ile programlanarak herhangi bir iki sarmallı DNA dizisini ayırmak için kullanılabileceğini keşfettiler. Bu keşifle beraber bilim insanları artık tek baz çiftlerini değiştirebilecek ya da daha büyük genetik değişiklikleri yapabilecekler. Herhangi bir gen bozukluğundan kaynaklanan hastalıkların tespiti mümkünken, bulunan genom değiştirme yöntemiyle bu hastalığı etkileyen genin değişimi sağlanarak genetik hastalıkların tedavisi veya engellenmesi sağlanacak. Özellikle kanser gibi genetik hastalıkların tedavisi olarak bu yöntemin kullanılabileceği düşünülüyor.

Bulunan bu yöntem ciddi bir etik ve sosyal endişeleri de ortaya çıkardı. Yöntemin dikkatli bir şekilde ve insanlığın yararına kullanılmasının önemini ortaya koymak için, Dünya Sağlık Örgütü etik, sosyal ve legal düzenlemeleri göz önünde bulundurarak bir genom düzenleme bildirisi yayınladı. Bildiriye uygun şekilde DNA değişimlerinin önü de bu şekilde açıldı. CRISPR-Cas9 DNA düzenleme yöntemiyle genetik hastalıkların engellenmesi sandığımızdan daha yakın bir sürede hayatımıza dahil olacak gibi görünüyor.

 

Kaynak: 

Ilgen Cetin

İlginizi Çekebilir

Cevap yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir